Sözlükte "eşitlik" ne demek?

1. Yasalar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.
2. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasal haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu.
3. İki ya da daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavat, muadelet.

Cümle içinde kullanımı

Bunlar, eşitlikten yana olduklarını söyleseler de, yaptıkları işler hep kendi ipliklerini boyamaya dayanır.
- S. Birsel

Eşitlik kelimesinin ingilizcesi

adj. egalitarianism
n. equality, evenness, parity, equivalence, equation, equalization, equivalent, par

Eşitlik nedir? (Felsefe)

Çeşitli toplumsal sınıflar, guruplar ve bireyler arasında eşit haklara dayanan toplumsal ilişkiler kurulmasına yönelik, tarihsel ve sınıfsal yönden her zaman somut olarak belirlenmiş talep.

İnsanlar arasında genel, gerçek ve tam bir toplumsal eşitlik, ancak üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetin kaldırılmasıyla, toplumsal mülkiyetin kurulup geliştirilmesiyle, sınıf uzlaşmazlıklarının, dolayısıyla sınıfların tamamen son bulmasıyla, kent ile kırsal kesim arasındaki farkların tamamen giderilmesiyle ve nihayet bedensel çalışma ile zihinsel çalışma arasındaki karşıtlığın ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşebilir bu da, komünist toplumun «herkes yeteneği kadar, herkese gereksinimi kadar» ilkesiyle gerçekleşir. İnsanlar bu toplumda gerek üretim araçlarıyla, gerekse çalışmayla ve bölüşümle uyumlu bir ilişki içinde bulunurlar. Yeteneklerinin ve faaliyetlerinin farklı oluşu, mal mülk sahibi olmak ve hayatın tadını çıkarmak bakımından insanlar arasında ayrıcalıklar doğmasına yol açacak toplumsal eşitsizlikler yaratmaz.

Eşitlik talepleri, eşitlik idealleri, emekçilerin, baskı altındaki sınıfların ve katmanların savaşımında her zaman önemli bir yer tutmuştur. Emekçi kitleler, sömürülüp baskı altında tutuldukça, eşitlik idealinin de bir yanılsama, bir hayal olduğu kanıtlanmıştır. İlk kez, işçi sınıfı, Marksçılık-Lenincilik sayesinde eşitlik taleplerine bilimsel bir içerik kazandırmıştır.

Sosyalist toplumda, üretim araçlarıyla ilişkiler bakımından olsun, politik haklar ve yurttaşlık hakları bakımından olsun, insanlar arasında eşitlik sağlanmışsa da maddi zenginliklerin bölüşümünde bu eşitlik gerçekleşmiş değildir. Bu alandaki eşitlik talepleri, sosyalizmin «eşit işe eşit ücret» ilkesiyle belirlenir. Ne var ki, insanlar, farklı yeteneklere ve becerilere, değişik özel yaşam konumlarına sahip oldukları için, bölüşümde hala eşitsizlik vardır. Bu eşitsizlik, ancak üretim güçlerinin büyümesiyle, her insanın rasyonel gereksinimlerinin karşılanabileceği komünist toplumun doğmasıyla, maddi ve manevi zenginliklerin bollaşmasıyla giderilebilir.

Emperyalizmin felsefesi, eşitlik fikrini reddettiği gibi, ilerici burjuva demokratik geleneklerinin de karşısında yer alır. İnsanların gerçek toplumsal eşitliklerini genel yasal düzenliliklere uygun olarak gerçekleştirecek bir sosyo-ekonomik kuruluş için savaşımın reddedilmesi ve çarpıtılması, seçkinler teorisi’ nin çeşitli biçimlerinde dile gelir.